
Bir Kadın Nasıl Mutlu Edilir
Çok zor değil. Bir erkek, bir kadını mutlu etmesi için yalnızca şunlar olmak zorundadır...
01. bir dost
02. bir yoldaş
03. bir aşık
04. bir ağabey
05. bir baba
06. bir usta
07. bir aşçı
08. bir elektrikçi
09. bir marangoz
10. bir muslukçu
11. bir tamirci
12. bir psikolog
13. bir haşere yok edici
14. bir psikiyatrist
15. iyi bir dinleyici
16. sempatik
17. kibar
18. nazik
19. zeki
20. komik
21. yaratıcı
22. şefkatli
23. güçlü
24. anlayışlı
25. hoşgörülü
26. sağduyulu
27. yetenekli
28. cesur
29. doğru
>
> *....*
>
> *....*
>
> *....*
>
11987. güvenilir
11988. tutkulu*
tabii, şunları da unutmadan:
11989. ona düzenli olarak iltifat etmek
11990. alışverişi sevmek
11991. dürüst olmak
11992. çok zengin olmak
11993. onu strese sokmamak
11994. başka kızlara bakmamak
ve aynı zamanda şunları da yapmalıdır:
11995. kendinden çok ona odaklanmak
11996. ona, özellikle kendisi için çok fazla zaman ayırmak
şunlar da çok önemli:
Asla unutulmayacaklar:
11997. doğum günleri
11998. yıldönümleri
11999. onun aldığı kararlar
Bir erkek nasıl mutlu edilir!!!
1. Karnını iyice doyurun
2. Uzaktan kumanda ve çayını verip rahat bırakın
Huzursuzluk belirtisi gösterirse Madde-1 den tekrar başlayın..
İhtilal döneminde polisler bir öğrenci evine baskın
yaparlar. her yeri didik didik ararlar ve hiç bir şey bulamazlar. Bu duruma
sinirlenen polis amiri öğrencinin çalışama masasında duran Lenin'in fotoğrafını
görür ve şiddetle "bu kim" diye sorar. evlerinin izinsiz aranmasına
kızan öğrenci terslemek için "dedem" diye cevap verir. polis amiri
"hey güzel allahım böyle nur yüzlü bi adamdan böyle torun mu olur..._________________________________________________________
Delikanlı:Beni öper misin?
Kız:Delimisin evin önünde annemler görür.
Delikanlı:Ne olacak canım bu saatte kim görecek. Ne olur seni çok seviyorum...
Kız:Bende seni seviyorum ama olmaz...
Delikanlı devamlı ısrar eder. Bi ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi görünür...
Kız Kardeş:Babam diyor ki öpecekse öpsün,öptürecekse öptürsün yoksa kendisi gelip öpecekmiş. Ayrıca O salak herife de söyle elini diyafon düğmesinden çeksin yoksa gelip ben çekecem
_________________________________________________________
Camcı Bea...
Kadının evinde cam kırılmıştı. Camcıyı aradı ve sipariş verdi.Yarım saat sonra zil çaldı. Kadın megafondan seslendi:
- Kim o?
- Camcı bea..
Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi. Beş dakika sonra yine zil çaldı.
- Kim o?
- Camcı bea..
- Yanlışlık var. Az önce bir camcı gelmişti.
- Düştük beaa
_________________________________________________________
Geçmişte Söylenmiş Sözler
"Radyonun geleceği yok"..
Lord Kevin - İskoçyalı fizik Alimi....
"Artık yeni hiçbir şey yok. İcat edilebilecek her şey icat edildi."..
Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Başkanı 1899...
"Denizaltıların savaşta ne işe yarayabileceğini anlayamadım. En fazlasından mürettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir."..
H. G. Wells - yazar 1901...
"Atlar her zaman kullanılacaktır.Otomobil ise ancak geçici bir moda olabilir."..
Henry Ford'un kredi talebi üzerine otomotiv sektörünün geleceği konusunda ekspertiz veren bir banka Müdürü 1903....
"Uçaklar hoş oyuncaklar. Ama askeri bir değerleri yok."..
Mareşal Ferdinand Foch, I.Dünya Savaşı'nda Fransız Orduları Başkomutanı 1911....
"Artistlerin konuşmalarını kim duymak ister ki?"..
Harry M. Warner, film endüstrisi yöneticisi. O sıralarda yeni icat edilen sesli film hakkında 1927....
"Televizyon en geç altı ay içinde piyasadan silinecektir. İnsanlar her akşam böyle bir kutuya bakmak istemez."..
Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un başkanı 1944....
"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton ağırlığında olacaklar."..
Popular Mechanics Dergisi - 1949....
"İnsanların büyük çoğunluğu için tütün tüketimi gayet sıhhi bir şeydir."..
Doktor Ian G. McDonald, Operator - 1963....
"İnsanların evlerinde bilgisayar bulundurmaları için herhangi bir neden göremiyorum."..
Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir bilgisayar firması) başkanı - 1977...
_________________________________________________________
İlginç Bilgiler
Aynı turizm şirketine ait iki otobüs, yolda karşılaştı şoförler ellerini bırakıp birbirini selamladı 52 kişi öldü. Bitlis....
Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı, tüfek ateş aldı çoban öldü.
Bitlis....
Odun kesmek için ağaca çıkan çiftçi, Nasreddin hoca fıkrasındaki gibi bindiği dalı kesmeye başladı. Fark ettiğinde iş işten geçmişti dalla birlikte yere çakıldı hastanede öldü.
Antalya.... İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen bir ev sahibi , işi abarttı.Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı.Mahalleyi havaya uçurdu .yaralandı
Trabzon....
Şaşkın köylü üç katlı evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye başladı. Buzağı büyüdü, 250 kiloluk dev bir inek oldu. Bulunduğu odaya sığmayan inek,3 katlı evden vinçle indirildi.
İzmir.....
Karadenizli iki kardeş, çatıdaki hurdaları satmak istedi. Ağabey çatıya çıktı, demir yığınlarını aşağıdaki kardeşine atmaya başladı. Kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı... Onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede,"hızlı attı tutamadım" dedi.
İzmir.....
Askerden yeni dönen genç dünya evine girdi. Gerdek gecesi eşine askerlik anılarını anlatmaya başladı. Bir ara kendini kaptırdı yanında getirdiği el bombasını gösterdi. Bak "bunu çekince patlıyo dedi" ve pimi çekmiş oldu. Yeni evli çift öldü.
Edirne
_________________________________________________________
Pilotun Arıza Bildirimi
Pilotlar her uçuştan sonra, uçuş sırasında karsılaştıkları ve tamir edilmesi ya da ayarlanması gereken sorunları tamir bakim personeline bildirmek için bir form doldurur. Pilotların doldurduğu bu formları daha sonra tamir bakımcılar okur ve sorunları giderir. Sonra da formun alt kısmına gerçekleştirilen düzeltici faaliyeti yazarlar ve pilotlar bir sonraki uçuştan önce bu formları ve tamircilerin notlarını okur. Yer personelinin ve tamir bakim personelinin espri anlayışı olmadığını söylememek gerekir. Aşağıda QUANTAS pilotlarının gerçek arıza ve şikâyet bildirimleri ve tamir bakım mühendislerinin tamir sonrası cevapları yer almaktadır. Bu arada, Quantas havayolları kurulduğu günden bugüne dek hiç kaza geçirmemiş tek büyük havayolu şirketidir.
P = Pilotun arıza bildirimi.
S = Tamir bakımcının tamir sonrası notu.
P: Sol iç tekerleğin kısmen değiştirilmesinde fayda var.
S: Sol iç tekerlek kısmen değiştirildi.
P: Test uçuşu OK, fakat otomatik iniş biraz sert.
S: Bu uçakta otomatik iniş sistemi yok.
P: Kokpitte bir şey gevşemiş.
S: Kokpitte bir şey sıkıştırıldı.
P: Ön camda ölü böcek var.
S: Canlı böcek sipariş edildi.
P: Otomatik pilotu sabit yükseklikte uçuşa ayarlayınca dakikada 100 metre alçalıyor.
S: Böyle bir problem gözlenmedi. (uçak yerdeyken test edilmiş)
P: Sağ tekerlek hidroliğinde yağ kaçağı olduğunu gösteren bir yağ birikintisi var.
S: Yağ birikintisi temizlendi.
P: DME'nin volümü inanılmayacak kadar yüksek.
S: DME'nin volümü inanılabilir seviyeye ayarlandı.
P: Gaz manivelası kilitleri kapatılınca manivela yerinden oynamıyor.
S: Kilitler zaten o ise yarar.
P: IFF çalışmıyor.
S: IFF, OFF konumundayken asla çalışmaz.
P: Sanırım camda çatlak var.
S: Sanırım haklisin.
P: 3 numaralı motor kayıp.
S: Biraz araştırınca motorun sağ kanatta takılı olduğu anlaşıldı.
P: Levyeyi ileri itince uçak saçmalıyor.
S: Kendine çeki düzen vermesi, doğru dürüst uçması ve ciddi olması için uçağa ihtar verildi.
P: Radardan mırıltılar geliyor.
S: Radar havlaması için yeniden programlandı.
P: Kokpitte fare var.
S: Kedi install edildi.
_________________________________________________________
________________________________________________________
Bilgisayarın Cinsiyeti
Amerika'da kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi olduğunu tartışıyorlarmış...
Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar:
"Cünkü" demişler, "bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun
yaratarak geçirirler... Daha da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz...."
Erkekler tabii tam tersi görüşte...
"Bilgisayar dişidir" diyorlar, "çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu da üüüççç..."
Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar:
"Cünkü" demişler, "bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun
yaratarak geçirirler... Daha da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz...."
Erkekler tabii tam tersi görüşte...
"Bilgisayar dişidir" diyorlar, "çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu da üüüççç..."
____________________________________________________________
Sevgilim Asibe
Te bu aşam zamanlarıda epten akılcımı alır, gözümü göğnümü bi oş edersin beyav. Abe Allah belacımı versin seni cuk severim. Ne derim sana bu aşk beni canımdan etmezse gene iyi. Yatmazmıyım yatacıma abe bi direm uyku girmez güzlerime. Dün o yanı dün bu yanı ep gene silinmez senin ayalin beya. Günlerdir ekimekten sudan kesildim artıkım. Tarlada elim çapa tutmaz, gayfide desen ne bi laf iderim akıdeşleynen ne 66 uynarım. Düşün bubam düşün. Recep ağanın sıpası gibi önüme baka baka solurum. Agşamları sizin maallede sülerim 'yârim sende vifa yokmu' şarkısını. Duyarsın elbet, elmiş ninem bilem diğner. Anlarım kızanım seni anlarım der. Ama üzmeyesin boşuna datlı canını unda u buba varken vermez asibeyi sana der ep. İşte u zaman çeltik tarlasına döner galbim epten gene vıcık vıcık. Şu buban olucak gapçık ağızlıyı yola getiremezmisin beya. Âşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye gündöndü sapına döndük anacını satımının. Az çok zanatimiz de var. Yaparız fıtımış'ın baçade bi düğün. Daktırırım beş dane cumuriyet, alırım uzun tülü mantu, alırım kul çantası, alırım içine allık bilem. Süle anana aşama bunları çıtlatsın bubana. Yoğsam atar em vallahi em billahi damarları beğnimin. Buzmayasın adamın aklini. Yarın gecem alil'le rasim'i yanıma gatıp senide ısmayılın cibe atıp, çıktıkmı çulu yoluna bokumu yetişirler arkamıza. Te ben adama buguda sülerim kal sağlıcakla. Seni seven sevgilin;
Yolsuzların Sarı Mümin
____________________________________________________________
AFRİKA'DA
Her sabah bir ceylan uyanır Afrika'da.
Kafasında tek bir düşünce vardır:
En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek...
Yoksa aslana yem olacaktır.
Her sabah bir aslan uyanır Afrika'da.
Kafasında tek bir düşünce vardır:
En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek...
Yoksa açlıktan ölecektir.
Kafasında tek bir düşünce vardır:
En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek...
Yoksa aslana yem olacaktır.
Her sabah bir aslan uyanır Afrika'da.
Kafasında tek bir düşünce vardır:
En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek...
Yoksa açlıktan ölecektir.
_____________________________________________________________
GÜMÜŞ ÇORBA KASESİ
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Handan'ı uzun uzun süzer ve aslında Handan'ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki: Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok. Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar: Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp. Sevgiler oğlun Mehmet.
Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp. Sevgiler oğlun Mehmet.
Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
_____________________________________________________________
ANGUT
Birisi bir salaklık yapınca, bi laftan anlamayınca, böle boş boş bakınca hemen "Angut musun" der günümüzün insanı…
Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen
bir ton "Angut!" var ülkemizde... Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi) eşinin
ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun başucunda bekler...
İşte bu canlının yaptığı en büyük Angutluk budur... Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir görülen bir şey değildir.. Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna elini uzatsanız dahi oradan kaçmaz…
Hani derler ya "Angut gibi bakmasana lan"... keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine...
Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün.. Bir "Angut" bile olamayan o kadar çok insan var ki artık günümüzde.
_____________________________________________________________
BİR DELİNİN MAL BEYANI
1-Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Bir yazlık biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bi palan, iki döken
8-Kastamonu da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapağı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-Onsekiz saç biti
18-Biri İngilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane boş naylon poşet
20-Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
22-Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Üç don lastiği
25-İki büyük taş kütlesi
26-Bir adet ağaç gölgesi
27-Üç kuş kanadı sesi
28-Bi sürü kedi köpek
29-Bi marmara denizi
30-Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
31-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
32-Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
33-Nakit 15 lira
34-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitlis'te beş minare
4-Bir yazlık biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bi palan, iki döken
8-Kastamonu da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapağı
16-Bi kibrit kutusu sigara izmariti
17-Onsekiz saç biti
18-Biri İngilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane boş naylon poşet
20-Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
22-Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Üç don lastiği
25-İki büyük taş kütlesi
26-Bir adet ağaç gölgesi
27-Üç kuş kanadı sesi
28-Bi sürü kedi köpek
29-Bi marmara denizi
30-Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
31-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
32-Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili
33-Nakit 15 lira
34-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder